Anasayfa / Yetişkin Terapisi Nedir?
Yetişkin Terapisi Nedir?

Yetişkin Terapisi Nedir?

Yetişkinlik, yaşamın sorumluluklarının üstlenildiği ve kişinin aldığı kararların sonuçlarından mesul tutulduğu bir dönemdir. Bu dönemde zorlayıcı yaşam olayları, çocukluk yaşantıları ve yaşamda karşılaşılan pek çok başka etken kişiyi yorgun, sıkışmış ve kaygılı hissettirebilir. Kişi günlük yaşamını sürdürmeye devam ediyor olsa da, yaşanan zorlanmalar, tekrar eden ilişki örüntüleri, nedeni tam olarak açıklanamayan huzursuzluk ya da ortaya çıkan çeşitli belirtiler nedeniyle gündelik hayatını sürdürmekte güçlük yaşayabilir. Tam da bu noktada bir uzman desteği almak, kişinin kendini ve ilişki örüntülerini daha yakından anlamasına, yaşadığı zorlukların kökenlerini keşfetmesine ve kendisiyle daha sağlıklı bir ilişki kurmasına yardımcı olacaktır. "Yetişkin terapisi ne işe yarar?" sorusunun cevabı da budur: yaşamı zorlaştıran ve bir süredir eskisi gibi işlemeyen sistemi anlayarak, daha sağlıklı bir şekilde yeniden çalışır hale getirmek.

Yetişkinlik her ne kadar güçlü görünme, sorumluluk üstlenme ve yaşamı “idare etme” gibi düşünülse de zamanla zorlanmalar ortaya çıkabilmektedir. Yetişkinlik, üç aşamaya ayrılabilir: gençlik (18–44), orta yaş (45–59) ve yaşlılık (60’tan ölümüne kadar). Yetişkinlik, önceki aşamalarda elde edilen gelişim sonuçlarının tümünün ortaya çıktığı dönemdir ve bu durum, insanların yaşlılık dönemindeki ruhsal durumunu doğrudan etkilemektedir. Yetişkinlik dönemindeki temel görev, bir aile kurmak ve kariyer inşa etmektir; başka bir deyişle, bir aile kurmak, çocuk yetiştirmek ve mesleki bir kariyer geliştirmektir. Yetişkinler bağımsız bir yaşam sürerler ve büyük toplumsal sorumluluklar üstlenirler; onlar toplumun belkemiğidir ve maddi ve manevi zenginliklerin yaratılmasındaki ana itici güçtür (Buxin, 2024). Bu nedenle yetişkinin iç dünyasında meydana gelen zorlanmalar yaşamda birçok alana etki etmektedir. Bu etki yalnızca bireysel alanlarda değil, toplumsal ve sosyal alanlarda da kendini göstermektedir.

Yetişkin Terapisine Hangi Durumlarda Başvurulur?

"Terapiye başvurmak" denildiğinde ilk akla ortada ciddi bir sorun olması gerektiği gelmektedir ancak durum böyle değildir. Yetişkin terapisine başvurmak için ciddi sorunlara ihtiyaç yoktur. Yaşamın içinde tekrar eden ilişkisel durumlar, uzun zamandır devam eden psikolojik yorgunluk ya da kişinin kendini “eskisi gibi” hissedememesi ortada bir psikopatoloji olmasına gerek olmaksızın psikoterapiye başvurmak için yeterlidir. Psikoterapi yalnızca psikopatoloji varlığında değil doyum alınan ya da daha huzurlu bir yaşam için de başvurulabilecek bir yoldur. Pek çok kişi terapiye yalnızca psikolojik belirtileri için değil; kendini daha iyi tanımak ve iç dünyasına daha yakından bakmak için gelmektedir. Terapi kişiye dair bütün meselelerin yargılanmadan, anlaşılmak için konuşabileceği bir alan sunar.

Yetişkin terapisine en sık şu durumlarda başvurulur:

  • •Yoğun kaygı ve endişe hali
  • •İlişki kurmakla ilgili problemler
  • •Günlük yaşamı etkileyen mutsuzluk, isteksizlik, hayattan keyif alamama hali
  • •Yaşamda kendini sıkışmış hissetme durumu
  • •Ayrılık, kayıp ve yas durumları
  • •Öfke, kızgınlık gibi durumlarla baş etmede zorlanma hali
  • •Tükenmişlik, sürekli yorgun olma hali
  • •İş, kariyer ya da meslekle ilgili zorlanılan durumların olması
  • •Çocukluk yaşantılarının yetişkinliği etkilemeye devam ettiği durumlar

Yetişkin Terapisinde Süreç Nasıl İşler?

Klinikte kullanılan birçok farklı psikoterapi yaklaşımı bulunmaktadır. Birçok psikoterapi yaklaşımı olmasına rağmen bu yaklaşımlar bir dizi ortak özelliği paylaşmaktadır. Psikoterapi, alanında uzman bir psikoterapistin başvuran kişiyle etkileşime girerek sorunlarını çözmesine ve başa çıkmasına yardımcı olduğu bir süreçtir. Ruh sağlığı sorunlarını ele almak üzere ortaya çıkan psikoterapi, terapist ve başvuran kişi arasında yapılan işbirliğine dayanmaktadır (Carr, 2008). Psikoterapi içsel dinamiklere vurgu yaparak bu içsel dinamikleri sorgulamaya ve anlamaya hizmet etmektedir. Yetişkin psikoterapisinde var olan yaşam yapısı anlaşılmaya çalışılmaktadır. Bu yaşam yapısı geçmişi, bugünü ve gelecek yaşamla ilgili istek ve arzuların bütününü içermektedir. Kişi sosyokültürel ve biyolojik bir bütün olduğu göz önünde bulundurularak ele alınmaktadır.

Yetişkin terapisinde süreç, güven ilişkisinin kurulduğu bir alanda aşamalı olarak ele alınmaktadır. İlk seanslar başvuru nedeninin konuşulduğu, kişiyi terapiye getiren nedenlerin anlaşıldığı, kişinin yaşam öyküsünün ele alındığı dönemi kapsamaktadır. Bu seanslar bireyin ve terapistin zihninde seansların nasıl ilerleyeceğinin anlaşılmasını sağlamaktadır. Bir yandan terapistin kişiyi dinleyerek sorunu anlamaya çalıştığı ve bu soruna yönelik yaklaşımları düşündüğü diğer yandan kişinin kullanılan teknik ve yöntemi anlamaya çalıştığı bu ilk dönem, terapiye devam kararının verildiği dönemdir. Terapi birçok teknik ve yöntemi içerse de ancak insan insana kurulan bir ilişkinin varlığında mümkün olur. Bu nedenle insan insana kurulan güven ilişkisinin ve bu ilişkinin kişiyi daha “iyi” bir noktaya taşıyacağına olan inancın oluşması oldukça önemlidir.

Bu ilk süreçten sonraki dönem terapiye getirilen meselenin ve katmanlarının çalışıldığı dönemdir. Yetişkin terapisine getirilen meseleler dünden bugüne oluşmamıştır. Dolayısıyla bu meseleleri dünden bugüne ortadan kaldırmak da mümkün olmayacaktır. Bu meselelerin anlaşılarak ele alınması için yeterince zamanı içeren bir süreç gerekmektedir. Terapistle kurulan ilişki içerisinde kişinin kendini, ilişki örüntülerini, yaşamda zorlandığı noktaları anlaması ve işlevsel olarak yeniden düzenlemesi değişimi yaratan şeydir. Ancak iç dünyadaki (ruhsallıktaki) değişim hızlı olmamaktadır. Dolayısıyla hızlı değişim beklemek kimi zaman kişinin sürece dair umutsuzluğa kapılmasına neden olmaktadır. Süreç içinde tekrarlayan “aydınlanma” anları yavaş ama çoğu zaman kalıcı değişimi meydana getiren temel bir parçadır.

Terapinin son dönemi ise “sonlandırma” dönemidir. Sonlandırma yalnızca terapi sürecinin bittiği değil aynı zamanda değişimlerin değerlendirildiği, yürünen terapi yolunun neler kazandırdığının ve ayrılmanın ya da ayrılıkla ilgili süreçlerin ele alındığı dönemdir. Nasıl terapiye başlamanın bir usulü varsa terapiyi sonlandırmanın da bir usulü bulunmaktadır. Terapi, başlamanın ve sonlandırmanın bir çerçeve içerisinde yapıldığı bir süreçtir. Bu çerçeve içinde bulunan “başlamak, sürdürmek ve tamamlamak” yaşamın içerisinde de vardır. Terapi içinde öğrenilenler yaşama taşınır ve yaşamda hep var olacak “ayrılık” da bu sürecin önemli bir parçasıdır.

Yetişkin Terapisi Ne Kadar Sürer?

Psikoterapiye başlama kararı alındığında akla ilk gelen sorulardan birisi “Terapi ne kadar sürer?” sorusudur. Terapinin ne kadar süreceği sorusunun cevabı kişinin terapiye getirdiği meselenin ne olduğu, meselenin derinliğin ne kadar zamandır devam ettiği, kişinin bu meseleyle çalışmaya ne kadar hazır olduğu, terapi yaklaşımı ve terapistin yetkinliği gibi birçok faktöre bağlı olarak değişmektedir. Dolayısıyla çoğu zaman bir terapinin ne kadar süreceğini bilmek mümkün olmamaktadır. Bunun yanısıra, kişiye “Şu kadar sürede bunu çözebiliriz” taahhüdünü vermek meselenin belirtilen süre içinde ortadan kaldırılması gerektiği baskısını yaratmaktadır. Bu durum da süreci olumsuz etkileyebilir. Terapiye “sorun” olarak getirilen durumun belirtilen süre içinde ortadan kaldırılamaması hem terapiye gelen kişide hem de terapistte yetersizlik durumunu ortaya çıkarabilir. Bu durum da öfkeye ya da suçluluğa neden olabilir. Dolayısıyla terapiyi bir süreç olarak düşünmek ve kişinin kendine yeterince zaman tanımasına alan açmak önemlidir. İnsan ruhsallığı çok katmanlı bir yapıya sahip olduğundan bu yapının derinliği süreç içinde fark edilir ve anlaşılır. Bu süreç de herkes için değişkendir.

KAYNAKÇA

  1. 1. Buxin, H. (2024). Adulthood. In: Kan, Z. (eds) The ECPH Encyclopedia of Psychology. 31-34. https://doi.org/10.1007/978-981-97-7874-4_164

  2. 2. Carr, A. (2008). What works with children, adolescents, and adults? A review of research on the effectiveness of psychotherapy. Routledge Taylor & Francis Group.

Whatsapp
Aslı Eyi
Aslı Eyi
Tam burslu olarak öğrenim gördüğü Beykent Üniversitesi Psikoloji bölümünden yüksek onur derecesi ile mezun olmuştur. Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programını ise "Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Annelerde İntihar Olasılığının Yordayıcıları: Sosyal Destek Algısı ve Ebeveyn Öz Yeterliği" başlıklı tezi ile yüksek onur derecesiyle tamamlamıştır.
Diğer Blog Yazıları
Psikanalitik Psikoterapiler

Psikanalitik Psikoterapiler

Freud, psikanalitik psikoterapinin elverişli koşullarda uygulanabileceğini ifade etmiştir. Kişinin zihinsel işleyişi ne tür bir psikanalitik çalışma yapılabileceği konusunda belirleyici olmaktadır.

Devamını Oku
Psikodinamik Psikoterapi

Psikodinamik Psikoterapi

Psikodinamik psikoterapi, bilinçdışı süreçlere odaklanan ve problemi anlayarak köklü değişiklik yapmayı amaçlayan psikoterapi yaklaşımıdır. Geçmişi anlamlandırarak bugünü değiştirme üzerine çalışır.

Devamını Oku
Whatsapp
Bizi Arayın